Uyku ve Bebek

  • Ağu082017

    Eyvah Bebeğim Memede Uyumaya Alıştı!

    Ya kendi kendine uyumayı öğrenemezse?

    Bebekler bebektir, uykuya nasıl dalmak isterlerse, nasıl huzur buluyorlarsa öyle uyumaları gerekir. Her zaman bu bakış açısıyla yaklaştım kızımın uyku sürecine. Anne sütünü, meme emmeyi çok sevdiği için, memedeyken huzur bulduğu ve sakinleştiği için doğduğu günden bu yana diğer konularda olduğu gibi bu konuda da onun kararlarına ve tercihlerine saygı duydum.

    İki yaşına kadar memede uyumayı tercih etmiş olan bir kızım var. Çoğu zaman bunun ne kadar zor olduğunu, neden bebeğimi memede uyumaya alıştırdığımı (ki bunun bir alıştırma meselesi olduğunu düşünmüyorum), bu nedenle kendi kendine uyumayı öğrenemeyeceğini söyleyen bir çok anneyle karşılaştım. Bu tür yorumlar ve sorularla karşılaştığımda ilk düşündüğüm şey, kendi kendine uyumanın öğrenilmesi ya da öğretilmesi gereken birşey olmadığı oldu. Sonra kendimi düşündüm, kendi uyku tecrübelerimi. Huzursuz, sinirli, üzgün olduğumda ya da yalnız hissettiğimde uyuyamadığımı. Böyle zamanlarda uyuyabilmek için beni rahatlatacak bir sohbete, dertleşecek bir dosta ya da tüm bu olumsuz hislerden beni uzaklaştıracak güzel bir filme ihtiyaç duyduğumu anımsadım. Peki ama ben yetişkin bir insanken, psikolojik olarak rahatlamadan uyuyamıyorsam benim küçük bebeğim bunu nasıl başaracaktı bir başına?

    En çok verilen tavsiye “uyku eğitimi vermelisin” oluyordu. Uyku öğretilmez ki ama, uyku huzur içinde başlamalıdır. Uykuya dalarken o minik yanaklarda tek bir damla bile gözyaşı olmamalıdır. “Ağlatmadan da uyku eğitimi veriliyor” deniyordu sonrasında. Ağlatmadan, yani ağlamaya ramak kala… Yani illaki bir mahrumiyet yaşatmamız gerekiyor, beni isteyen, benimle huzur bulan, benimle ağlamayan, benimle sakinleşen, benimle doyan, benimle uykuya dalmak isteyen kızımı benden mahrum etmem gerekiyor. Tabiki hayır, tabiki olmaz… “Ayağınızda sallasanız”…. Ve daha neler neler.

    Annelik içgüdüsü

    Annelik içgüdüsü nedir diye sorarsanız bana şöyle cevap veririm; bebeği ile ilgili endişe ya da üzüntü duymamak için bir annenin yaptığı, yapmak istediği, hissettiği herşeydir. İşte benim içgüdülerim de “bebeğinin huzurunu bozma sakın!” dedi bana. Bozmadım da…

    İki sene iki ay boyunca kucağımda meme emerken uykuya daldı kızım çoğunlukla. Evde, arabada, lokantada, bir kafede, plajda, hatta sokak ortasında bir kaldırımın üzerinde. “Zor muydu” diye soracak olursanız, “neye göre zor muydu?” derim. Bazı bebekler buna ihtiyaç duymadan, bebek arabasının tıkırtısında uykuya kolaylıkla dalabiliyorlar. Evet bu duruma göre daha zordu elbette. Ama kızım hiçbir zaman bebek arabasında durmak istemedi zaten 🙂 Dolayısıyla her bebeğin birbirinden farklı ve kendine has olduğunu düşünürsek (aynı yetişkinler gibi) zor bir tarafı da yoktu benim için.

    Kendi kendine uyuyan bebek

    Bir gece uyku vakti geldiğinde, kızımın meme emerken bir türlü uykuya dalamadığını farkettim. Sanırım o da bu durumdan sıkılmaya başlamıştı ve ona “hadi şimdi beraber yatalım ve uyuyalım” dedim. Hoşuna gitti bu durum. Yatağımızda yan yana yattık, bir o yana bir bu yana döndü. Sonra kalktı ve “anne meme” dedi. Ben de “demin meme yaptık, şimdi beraber uyuyalım, ne dersin?” dedim. Kabul etti ve tekrar yattı. Oyunlar yaptı, konuştu, geldi beni öptü, gene olmadı. Kalktı “anne memeeee” dedi. Ben de “benim çok uykum geldi, gel seninle elele tutuşalım, gözlerimizi de kapatalım” dedim. Onu öptüm, minik ellerini tuttum. Bu durum, minik mızıldanmalarla bir saat kadar sürdü. O mızıldanmalara karşın meme vermeyi tercih etmedim çünkü kızım meme vermediğim için üzgün ya da ağlıyor değildi. Bir saatin sonunda mutlu mutlu uykuya dalmıştı.

    Eşime “bir dönüm noktasındayız, kızımız büyüyor” dediğimi anımsıyorum. Evet bu kadar kolay oldu herşey. Ertesi günlerde sadece uykudan önce meme emmeye ve sonrasında benimle beraber yatıp, elele tutuşup kendi kendine uykuya dalmaya başladı kızım. Hala da öyle yapıyoruz.

    Herşeyin bir zamanı vardır. Zamanından önce olmasını istediğimiz şeyler için sarfedeceğimiz sadece fazladan bir çaba değildir. Çoğu zaman yanında üzüntü, stres ve hayal kırıklıkları da yaşarız ve yaşatırız. Bebeğiniz size doğru yolu gösterecektir, annelik içgüdüleriniz bebeğinizin mutlu ve huzurlu olması için en önemli rehberiniz.

    Tamamen kişisel bir deneyimdi sizinle paylaştığım bu süreç. Her anne bebeğiyle kendi özgün deneyim ve süreçlerini yaşayacaktır ve her anne eğer içgüdüleriyle hareket edebiliyor ve kendini bebeğine tam olarak verebiliyorsa bu aşamaları rahat, sorunsuz, huzurlu bir şekilde geçirecektir. Bütün annelere ve o harika annelerin güzel bebeklerine mışıl mışıl uykular dilerim.

    Bizi takip etmek isterseniz eğer;
    FaceBook sayfamızda ve Instagram sayfamızda sizleri bekliyor olacağız.

    Sevgilerimle

    Aylin Toklutepe

    BANNDU
  • Kas222015

    Bebeğim Uyurken Güvende mi?

    Uzun zamandır yazmak istediğim bir konuydu bebeğinizle beraber güvenli uyku. Daha önce “Bebeğim Benimle Uyursa Ne Olur?” başlığı altında yazdığım gibi bebeklerin ebeveynleriyle aynı yatakta veya aynı odada uyumalarının hem bebek hem de anne için pek çok faydası bulunmakta.

    Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki güvenli bebek uykusunu etkileyen çok önemli iki faktör var. Birincisi gebelik süresince sigara içimi. İkinci önemli faktör de anne sütü. Anne sütü bebekleri SID’den (Ani bebek ölümü sendromu) ve daha pek çok rahatsızlıktan koruyor.

    Bebeğiniz ister sizinle aynı yatakta uyusun, ister aynı odada farklı bir yatakta uyusun, isterse farklı bir odada uyusun mutlaka dikkat etmemiz gereken şeyler var.

    1. Bebekler sırt üstü yatırılmalıdır.
    2. Düz ve çok yumuşak olmayan bir yatakta yatırılmalıdır.
    3. Bebeğin yattığı yatağın üzerinde yastık, oyuncak, battaniye gibi şeyler olmamalıdır.
    4. Bebeğin yattığı odanın havası temiz olmalı ve özellikle sigara dumanına maruz bırakılmamalıdır.
    5. Bebeğin üstü örtülecek ise çok hafif bir örtü kullanılmalı ve elleriyle ya da bacak hareketleriyle örtüyü başına doğru ittirebileceği asla göz ardı edilmemelidir.
    6. Bebekler asla bir yastık üzerinde yatırılmamalı ya da yastık gibi yumuşak yataklar kullanılmamalıdır.
    7. Bebekler kanepe, koltuk gibi yerlerde uyutulmamalıdır. Düşme olasılıkları çok büyüktür.
    8. Ve elbette bebeklerin başı asla örtülmemelidir.
    9. Bebekler aşırı giydirilmemelidir, bu vücut ısılarının aşırı artmasına neden olur.

    Bebeklerin kendi başlarına yalnız olarak bir odada uyumalarının tehlikeli olduğu açıktır. Fakat anne ve bebeğin ya da anne,baba ve bebeğin aynı yatağı paylaşması durumunda da dikkat edilmesi gereken önemli noktalar var.

    BEBEĞİMLE AYNI YATAKTA UYURKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİM?

    1. Öncelikle devam sütü ya da mama ile beslenen bebeklerin anneleriyle aynı yatakta değil, aynı odada, anneye yakın ama farklı bir yatakta ya da alanda uyumaları gerekiyor.

    Bunu okuduğumda oldukça şaşırmış ve nedenini anlayamamıştım. Ama biraz daha araştırınca aslında ne kadar doğru olduğunu gördüm. Kısaca açıklamam gerekirse; emzirilen bebekler ve anneleri, mama ile beslenen bebekler ve annelerinden daha farklı bir uyku düzenine sahipler. Örneğin emzirilen bebekler ve anneleri hafif uykuda daha fazla kalıyorlar. Mama ile beslenen bebekler ise derin uykuda daha fazla zaman geçiriyorlar. Emzirilen bebeklerin hafif uykuda daha çok zaman geçirmeleri annenin ve bebeğin karşılıklı olarak uyku esnasında birbirlerinin hareketlerini daha fazla fark etmelerine ve birbirlerine tepki vermelerine neden oluyor. İşte bu da bebekler için uykuyu çok daha güvenli hale getiriyor.

    Emziren anneler uyku esnasında genellikle bebeklerini kol hizalarının altında tutuyorlar. Ve yan taraflarına yatarak bebeklerini (belki de içgüdüsel olarak) yarım ay şeklinde koruyucu bir kalkan gibi sarıyorlar. Bu yatış biçimi mama ile besleyen annelerde pek görülmüyor. Onlar bebeklerini daha yukarda, yastığa yakın ve hatta çok tehlikeli biçimde zaman zaman yastığın üzerinde yatırıyorlar. Bebeğin yastığa yakın olması ve hatta yastık üzerinde olması bebeğin oksijensiz kalma riskini arttırır.

    Durham Üniversitesinden Dr. Helen Ball’un yaptığı araştırmalarda ise mama ile beslenen bebeklerin uyku esnasındaki hareketlerinin emzirilen bebeklerin aksine anneden uzaklaşma eğiliminde olduğu gözlemlenmiştir. Bu da bebeğin anne ile aynı yatakta uyuduğunda daha fazla risk altında olmasına neden oluyor.

    1. Eğer bebek sadece anne ile değil baba ile de aynı yatakta uyuyacaksa her iki ebeveynin de bu sorumluluğun bilincinde olması ve bu sorumluluğu üstlenmesi gerekmektedir. Ve bebek asla önceden uyumuş ve yanına bir bebek konulduğundan haberi olmayan bir yetişkinin yanına yatırılmamalıdır.

    Genellikle Türkiye’de anne ve bebek beraber uyuyor. Babalar bu süreçte başka bir yatakta uyumayı tercih ediyor. Ben kişisel olarak bu seçimi mucizevi şekilde doğru buluyorum bebeğin güvenli uyuması açısından. Ama elbette anne ve babayla uyuyan bebekler için bebeğin yatağın ortasında değil annenin tarafında yatırılması, yatağın anne tarafının bebeğin düşmesini engelleyecek aparatlar kullanılarak güvene alınması da makul bir çözüm.

    1. Özellikle bir yaşından küçük bebekler çocuklarla yalnız başlarına aynı yatakta yatırılmamalıdırlar.
    1. Sakinleştirici alan, uyuşturma etkisi olan ilaçları alan, alkol almış olan, alkol ya da diğer bağımlılık yapan maddelerden arınma aşamasında olan, uyku apnesi veya başka uyku bozuklukları olan kişiler bebeklerle aynı yatakta uyumamalıdırlar.
    1. Çok uzun saçlı anneler uyumadan önce saçlarını mutlaka bağlamalıdırlar. Uyku esnasında saçların bebeğin boynuna dolanması veya ağzına girmesi riski ne yazık ki vardır.
    1. Aşırı kiloya sahip kişiler bebekleriyle aralarındaki mesafeyi fark edemedikleri ve ayarlayamadıkları için aynı yatakta uyumamalıdırlar. Fakat aynı yatağa monte edilebilen birlikte uyuma aparatlarını kullanmaları gerekir.
    1. Özellikle kışın yataklarımızda kullandığımız yorganlar bebeklerimiz için tehlikeli olabilir. Bebeklerin üzeri yorgan gibi kalın örtülerle örtülmemeli. Anne daha kalın giyinmeli ve sadece kendi üzerini örtecek boyutta hafif örtüler kullanılmalıdır.
    1. Yetişkinler için hazırlanmış yataklarda bebeğin düşmesini engelleyecek aparatlar kullanılmalıdır.

    DOĞAL OLAN EN GÜZELİDİR

    Bütün anneler bebeklerini en iyi şekilde büyütmek ve yetiştirmek için çabalıyor, buna hiç ama hiç şüphe yok. Bebeğimizi nerede uyutacağımız tamamen bizim kararımızdır. Sadece doğal yollardan çok fazla şaşmamak gerektiğini düşünüyorum. Bebeğin mümkünse normal doğumuyla başlayan bu süreci emzirmek, aynı yatakta ya da aynı odada uyumak gibi harika şeylerle yaşayabiliriz.

    Çok üzülerek söylemek istiyorum ki, ani bebek ölümü sendromu 2 hafta ile 12 ay arasındaki bebeklerde çok sık görülüyor. Bu yaşlardaki bebek ölümlerinin üçte biri bu nedenle oluyor. Bu sendrom daha çok 3. Ve 4. aylarda görülüyor. Önlemek adına tıbbi bir müdahale yapılamıyor, çünkü tahmin edilemez bir şekilde gerçekleşiyor.

    Çok üzücü bir konudan bahsediyoruz. Ama yine önlemek adına bizim yapabileceğimiz şeyler var:

    Bebeklerin yüz üstü değil de sırtüstü yatırılması ile ani bebek ölümü sendromu oranlarında düşüş yaşanmış. Hatta bebeğin kustuğunu dışarı çıkarabilmesi, ağzından atabilmesi için yan yatırmak daha da iyi gibi görünüyor. (Elbette yan yatarken yüz üstü dönmemesi için önlem alınmalı)

    Bebekler emzirilmeli. Özellikle uyku öncesinde ve gece mümkünse mama verilmemeli, sadece anne sütüyle beslenmeli. Biliyorum ki bir çok anne bebeklerinin sık uyanmalarından şikayetçi. Ama sık uyanmaları ve anne sütü almaları bebeklerimizi koruyor.

    Uyku eğitimlerini en azından bir yaşına kadar (bence hiç yapılmamalı) kesinlikle uygulamayın. “Ama uyku eğitiminden sonra rahat ettik” diyenleri duyar gibiyim. Siz ve bebeğiniz daha fazla ve daha derin uyuyor olabilirsiniz. Ama bu derin uyku yukarıda da bahsettiğimiz gibi göründüğü kadar masum değil. Eğer bebeklerin o kadar derin uyumaları gerekseydi anne sütü de mamalar gibi olmaz mıydı?

    Annelik hiç bir şeye benzemiyor. Geceniz ve gündüzünüz birbirine karışır, uykusuzluk bazen dayanılamayacak kadar sizi zorlar. Ama annelik harikadır, hiç bir şeye değişilmez. Sevgili anneler bebeklerinizle güvenli, bol sütlü uykular diliyorum hepinize.

    Bizi takip etmek isterseniz Facebook ve Instagram sayfalarımızda sizi bekliyor olacağız.

    Sevgilerimle

    Aylin Toklutepe

     

    Kaynakça

    Notre Dame Üniversitesi, Anne ve Bebek Uyku Davranışları Laboratuvarı, Antropoloji Departmanı Yayınları, 2015

    BANNDU
  • Eki052015

    Bebeğim Benimle Uyursa Ne Olur?

    Günümüzde çok tartışılan bir konu var. Bebeklerle beraber uyumak mı yoksa bebeklerin odalarında yalnız başlarına uyumalarını sağlamak mı? Konuyla ilgili yurtdışında yapılmış birçok araştırma mevcut. Ülkemizde de “uyku eğitimi” adı altında konuşuluyor hatta hararetli tartışmalara neden oluyor bu mesele.

    BEBEKLER NEDEN SIK UYANIYORLAR?

    Bebeklerin sık sık uyanmaları günümüz ebeveynleri için büyük bir sorun olarak algılanıyor. Bebeğin bütün gece uyanmadan uyumasının normal olduğu düşünülüyor. Çünkü konuyla ilgili araştırmalar anne sütüyle değil yüksek kalorili mama ile beslenen bebeklerin çoğunlukta olduğu kültürlerde yapılıyor.

    Anne sütü az kaloriye sahip bir besin. Bebek anne sütü ile besleniyorsa gece sık sık uyanıyor. Zaten bir yaşına kadar bebeğin aldığı kalorinin çoğu anne sütünden gelmeli. Ek gıda adı üstünde “EK” gıda olarak kalmalı. Sanırım yanlış anlaşılma burada başlıyor. Altıncı ayını dolduran bebekleri az emzirsek de olur fikri de bu yanlış anlaşılmadan çıkmış gibi.

    Kızım sekiz aylık olduğunda hala ek gıda kabul etmiyordu. Bağlı olduğumuz sağlık ocağının bebek hemşiresi sevgili Harika hemşire nasıl olduğumuzu sormak ve bilgi almak için bizi aradığında dayanamayıp sormuştum. “ Kızım yemek yemiyor, bu normal mi? Ne yapmalıyım?” Bana gülerek “ Elbette normal dedi. Zaten bir yaşına kadar %90 anne sütü almalı, diğerleri adı üstünde sadece ek gıda. Merak etmeyin.”

     

    İşte bu yanılgı bebeklerin uyku düzenlerinin ebeveynlerce yanlış anlaşılmasına bile yol açıyor. Sık uyanan bebeklerin bizim hatamız yüzünden sık uyandığını zannediyoruz. Halbuki anne sütünün düşük kalorili olmasının çok önemli bir nedeni var…

    1983’de Isabel Paret araştırmalarında gün boyunca kucağa çok alınan, sevilen bebeklerin gece boyunca derin uykuya daha az geçtiklerini bulmuştur. Peki ama neden? Çünkü derin uyku bir yaşına kadar bebek için tehlikelidir. Bebeğin sık sık uyanması bebeği Ani Bebek Ölümü Sendromundan (SID) korur. (1)

    BEBEĞİM KENDİ ODASINDA UYUMAZ İSE BAĞIMSIZLIĞINI KAZANAMAZ

    Bakın ilginç bir gerçek daha; Japonya’da annelerin bebeklerini emzirmeleri ve beraber uyumaları sosyal bir norm. Yani kültürel bir kural diyelim. Ve Japonya ani bebek ölümü (SID) konusunda en düşük orana sahip ülke.(2) Caudill ve Plath’’in 1966’da yaptıkları çok bilinen bir araştırma bizi ilginç gerçeklerle yüz yüze bırakıyor. Japon ebeveynler 11 yaşına kadar çocuklarıyla beraber uyuyorlar. Çocuğun başka odada uyuma süreci ise 15-16 yaşına kadar kademeli olarak gerçekleşiyor. İşte Japonya bu bebekler ve çocuklarla Hiroşima’yı atlattı ve bu günlere geldi.

    California Üniversitesinden Keller ve Goldberg 2004 yılında “bağımsızlık” konusunu ilk araştıran psikologlar. Keller ve Goldberg yalnız olabilme yetisinin ve problem çözme yeteneğinin bebeklikten itibaren uyuma rutiniyle alakalı olduğunu gördüler. Ve düşündüklerinin tam aksi bir sonuçla karşılaştılar. Yalnız uyumaya zorlanmış bebekler daha az yalnız kalabiliyor ve daha az problem çözme yeteneğine sahipler. (3)

    Psikolog Nilüfer Devecigil bir yazısında, “Lewis ve Janda (1988)’nın yaptığı araştırma sonucuna göre 1-5 yaş aralığında ebeveynleriyle uyuyan oğlan çocuklarında yüksek kendine güven, daha az suçluluk duygusu ve daha az anksiyete görülüyor” diyor ve devam ediyor “1994’de Heron’un araştırması ebeveynleriyle uyuyan çocukların stresle daha iyi başettiklerini gösteriyor”. Nilüfer Deveci ekliyor; “Hiçbir çocuğun çözülecek bir uyku sorunu yok. Bizlerin ‘uyku eğitimi’ odaklı düşüncelerimizden gelen bir sorunumuz var. Bebeğin bağışıklık sistemi, beynin gelişimi, stres regülasyonu vs. sık emzirmeyle ve anneye yakınlıkla gelişiyor”.

    Gerçekler böyle olunca bebeklerimize daha da farklı bir gözle bakmamız gerektiğini görüyorum. Onlara gelişmeleri ve bağımsız harika bireyler olabilmeleri için sevgimizi, ilgimizi, zamanımızı, uykumuzu, yatağımızın en geniş bölümünü neden vermemiz gerektiğini anlıyorum.

    Ve pedagog Adem Güneş’in harika bir sözüyle hepinize sevgilerimi gönderiyorum; “Bebeklerin odası yoktur. Bebeklerin yeri annelerinin yanıdır.”

    Bizi takip etmek isterseniz eğer;
    FaceBook sayfamızda ve Instagram sayfamızda sizleri bekliyor olacağız.

    Aylin Toklutepe

    Unutmadan ekleyeyim bebeklerle güvenli uyku için “Bebeğim Uyurken Güvende mi?” başlıklı yazıyı da okumanızı tavsiye ediyorum.

    (1) Sarah Mosko(PHD), Chiristopher Richard(PHD), James McKenna(PHD++); Infant Arousals During Mother-Infant Bed Sharing: Implications for Infant Sleep and Sudden Infant Death Syndrome Research

    (2)By James J. McKenna Ph.D.
    Edmund P. Joyce C.S.C. Chair in Anthropology
    Director, Mother-Baby Behavioral Sleep Laboratory
    University of Notre Dame
    Author of Sleeping with Your Baby: A Parent’s Guide to Cosleeping

    (3) Keller and Goldberg 2004. Cosleeping: Help or hindrance for young children’s independence? Infant and Child Development 13:369-368 DOI:101002/icd.365.

    BANNDU

İndirimler&Yenilikler